Ergun Çağatay'ın Biz Buralıyız fotoğraf sergisi, Essen Ruhr Müzesi'nde

Dünyaca ünlü fotoğraf sanatçısı Ergun Çağatay'ın Almanya'da yaşayan Türkler arasında çektiği fotoğraflardan oluşan “Biz buralıyız. Türk-Alman yaşantısı 1990-Ergun Çağatay Fotoğrafları” sergisi, Essen şehrindeki Ruhr Müzesi'nin UNESCO Kültür Mirası Zollverein salonlarında 31 Ekim 2021 tarihine dek sürecek. Sergi turları için Almanca ve Türkçe dillerinde rehber de sağlanıyor.

Ergun Çağatay'ın Biz Buralıyız fotoğraf sergisi, Essen Ruhr Müzesi'nde

Almanya'nın Essen şehrinde bulunan Ruhr Müzesi, Bonn ile Ankara arasında imzalanan İş Gücü Anlaşması’nın 60. yıl dönümü vesilesiyle ünlü Türk fotoğrafçı Ergun Çağatay’ın en etkileyici 120 fotoğrafını sergiliyor.

Serginin amacı tanıtım kitapçığında şu sözlerle anlatılıyor:

Almanya’daki Türk göçünü en kapsamlı foto-röportaj serisiyle belgeleyen kişi İstanbullu fotoğrafçı Ergun Çağatay (1937–2018) olmuştur. Çağatay, Mart / Mayıs 1990 zaman diliminde beş şehirlik gezi turunda Hamburg, Köln, Werl, Berlin ve Duisburg’u ziyaret eder. Büyük bir kısmı burada kalıp Alman vatandaşlığına geçmiş olan birinci ve ikinci kuşak “misafir işçiler”i toplum içinde, iş ve aile ortamında binlerce kez fotoğraflar. Bonn ile Ankara arasında imzalanan İş Gücü Anlaşması’nın 60. yıl dönümü (1961) vesilesiyle, UNESCO Dünya Mirası listesindeki Zollverein’da yer alan Ruhr Müzesi “Biz Buralıyız. Türk-Alman Yaşamı 1990. Ergun Çağatay Fotoğrafları” adlı sergide Çağatay’ın en etkileyici 120 fotoğrafını kısmen büyük formatta olmak üzere ziyarete açıyor.

Türk-Alman yaşam dünyasının tüm çeşitliliği bu fotoğraflar aracılığıyla gözler önüne seriliyor. Çağatay bizleri Türkiye kökenli kadın ve erkeklerin günlük yaşamına dahil ediyor. Onunla oturma odalarına ve camilere, fabrikalara, Türk manav ve marketlerine misafir oluyoruz; bir çelik fabrikasını ve yer altında bir kömür madenini ziyaret ediyoruz. Berlin Duvarı’nın yıkılması ile Almanya’nın yeniden birleşmesi arasındaki zaman diliminde çekilen fotoğraflar, Almanya’nın çok kültürlü bir topluma dönüşme sürecini gözler önüne seriyor. Sergi, fotoğrafların yanı sıra dönemin tanıklarıyla yapılmış sekiz video-söyleşi ile bir medya enstalasyonunu kapsıyor. Türkiye-Almanya İş Gücü Anlaşması’ndan otuz yıl sonra ve bugünden otuz yıl önce Ergun Çağatay, Almanya’yı önemli ölçüde değiştiren göç tarihinin bir ara değerlendirmesini yapıyor.

ALMAN-TÜRK İŞ BİRLİĞİ PROJESİ

Biz Buralıyız. Türk-Alman Yaşamı 1990. Ergun Çağatay Fotoğrafları sergisi Alman-Türk iş birliğine dayalı bir proje olup Almanya Dışişleri Bakanlığı, RAG-Vakfı, Alfried Krupp von Bohlen ve Halbach-Vakfı’nca finanse edilmektedir ve uluslararası kültür politikalarından sorumlu Devlet Bakanı Michelle Müntefering tarafından desteklenmektedir. Proje gezici sergi niteliğindedir. Essen, Hamburg, Berlin ve Goethe Enstitüsü ile iş birliği çerçevesinde İstanbul, Ankara, İzmir’de ziyaret edilebilecektir. Ayrıca sergiyi destekleyen iki dilli (Almanca ve Türkçe) bir katalog ve göç toplumuna atıfta bulunarak Almanya’nın bugünüyle bağlantılar kuran bir dergi yayımlanacaktır. Ergun Çağatay’ın bu foto-röportaj serisi, bu proje ile Almanya’da ve Türkiye’de uluslararası izleyiciyle ilk kez buluşmuş olacak.

SERGİ KATALOĞU

Dr. Peter Stepan tarafından yayımlanan “Biz Buralıyız. Türk-Alman Yaşamı 1990. Ergun Çağatay Fotoğrafları” isimli sergi kataloğu Ergun Çağatay’ın en etkileyici yaklaşık 190 fotoğrafını sunuyor. Katalog Almanca ve Türkçe olmak üzere iki dillidir. Bir giriş yazısı fotoğrafçının o zamanki yolculuğunun izlerini sürüyor. Çeşitli tematik katkılarda söz sahibi olan Türkiye kökenli farklı kuşaklardan yazarlar okuyucular ile kendi kişisel tecrübelerini, anılarını, aile hikâyelerini paylaşıyor. Kapsamlı bir kronoloji bize Türkiye'den göç ve Türkiye kökenli insanların buradaki varlığı ile ilgili siyaset, toplum ve kültürden önemli tarihleri hatırlatıyor.

304 sayfalık kataloğun ücreti 29,95 Euro olup Edition Braus yayınevi tarafından yayınlanmıştır. ISBN-kodu 978-3-86228-224-1

DERGİ

“Biz Buralıyız“ isimli dergi Alman-Türk İş Gücü Anlaşması’nın 60. yıl dönümü vesilesiyle uluslararası kültür politikalarından sorumlu Devlet Bakanı Michelle Müntefering’in himayesi altında yayımlanmıştır. Derginin yayımcısı Dr. Alexandra Nocke 72 sayfalık dergide Türkiye asıllı üçüncü ve dördüncü kuşaklara makaleleri aracılığıyla söz hakkı veriyor. Bu kişiler arasında gazeteci Ferda Ataman, Essen'den sosyal aktivist Ali Can, CORRECTIV’den gazeteci Hüdaverdi Güngör, slam şairi Aylin Çelik ve yazar Dilek Güngör yer alıyor.

Makalelere Henning Christoph, Candida Höfer, Guenay Ulutuncok, Mehmet Ünal ve Metin Yılmaz'ın da aralarında bulunduğu çeşitli fotoğrafçıların birinci kuşaktan dördüncü kuşağa kadar fotoğrafları eşlik ediyor.
Dergi, Federal Dışişleri Bakanlığı ve RAG-Stiftung tarafından finanse edildi. Almanca ve kısmen Türkçe olarak hazırlandı. Basım 15.000 adettir. Almanya'daki proje partneri müzelerden veya TIKLAYIN ücretsiz olarak indirilebilir.

SERGİ VİDEOLARI

Türkçe altyazılı sergi videolarını izlemek için TIKLAYIN

ERGUN ÇAĞATAY KİMDİR?

15 Ocak 1937'de İzmir'de doğdu.

Orta öğrenimini için Robert Kolej'de tamamladı ve yükseköğrenimine İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde devam etti.

Askerlik için ara verdiği hukuk eğitimini üçüncü sınıftan sonra bıraktı.

Meslek hayatına bir reklam ajansında metin yazarı olarak başladı ve bir gazetenin “Yetiştirilmek üzere gazeteci aranıyor” ilanıyla gazeteciliğe adım attı.

Ergun Çağatay’ın yaşamı projeleriyle iç içe geçti. Seçtiği konuları en ince ayrıntılarıyla ele aldı.

Kültür tarihinde kilometre taşı kabul edilen fotoğraf, araştırma ve yapıtlara imza attı.

Çalışmaları ülke sınırlarını aşarak dünya basınında ilk sıralarda yer aldı.

Paris Orly Havalimanı’ndaki patlamadan yaralı kurtulanlardan biriydi, henüz iyileşmeden diğer kurtulanların hikâyelerini anlatmak için yollara düştü.

Her zaman, habercilik ve insanların hikâyelerini anlatmaya olan tutkusuyla hareket etti.

Hayatın bir proje olduğuna inandı ve hayatını başka büyük bir projenin parçası gibi yaşadı.

Ardında onlarca sergi, yayınlanmış ve yayınlanmamış projeler, dünya kültürüne katkı sağlayan 120 bin fotoğraflık siyah-beyaz ve diapozitiflerden oluşan dev bir arşiv ve gazetecilik tarihine geçmiş onlarca önemli fotoğraf bıraktı.