En Üst Reklam
dolumx
Sağ Sabit Reklam
Av. Ozan Karasay

Av. Ozan Karasay

Mail: [email protected]

SEÇİM KANUNLARINDA NELER DEĞİŞTİ?

AK Parti ve MHP’li bir kısım milletvekili tarafından Milletvekili Seçim Kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun teklifi 14.03.2022 tarihinde TBMM Başkanlığı’na sunulmuş ve yasalaşmıştır.

Kanun teklifi ile Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun, Siyasi Partiler Kanunu, Mahalli İdareler İle Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun ve Milletvekili Seçim Kanunu’nda bir kısım değişiklikler yapılmıştır.

İktidar blokunu oluşturan AK Parti ve MHP’nin seçim kanunlarında bazı değişiklikler yapacağı kamuoyunda uzun süredir konuşulan ve beklenen bir durumdu.

Anayasa’nın 67. maddesinin son fıkrası “Seçim kanunlarında yapılan değişiklikler, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde yapılacak seçimlerde uygulanmaz.” hükmünü haizdir. Bu hükme göre Cumhur İttifakı’nın kamuoyunda konuşulan ve beklenen değişiklikleri kanunlaştırması ve bu kanunların yapılacak seçimlerde uygulanabilmesi için Haziran 2022 tarihinden önce mecliste yasalaşması gerekmekteydi. Aksi halde bu değişikliklerin 2023 Haziran seçimlerine uygulanması Anayasa’ya göre mümkün olmayacaktı. Cumhur İttifakı’nın bu değişiklikleri meclise daha önce getirmesi olağan bir durumdu. Fakat kamuoyunda paylaşılan yorum ve haberlerde ittifak partilerinin kendi aralarında uzlaşma sağlayamadığı, erken seçim beklentisi, araştırma şirketlerinin anket sonuçlarına göre hareket edileceği gibi gerekçelerle bugüne kadar meclise getirilmediği ifade edilmekteydi.

Planlanan değişikliklerle beraber erken seçim beklentisi ortadan kalkmaktadır. Zira aşağıda izah edeceğim üzere, söz konusu değişiklikler 2018 Haziran seçimlerinde uygulanmış olsaydı Cumhur İttifakı’nın lehine olacaktı.

Bu değişikliklerin önümüzdeki seçimde hangi ittifak veya partiler lehine olacağı siyasi, ekonomik, hukuki gelişmelere bağlı olarak değişecek ise de anlaşıldığı kadarı ile Cumhur İttifakı 2018 seçim projeksiyonuna göre hareket etmiş ve buna göre değişiklik planı yapmıştır. Aşağıda yapılan değişiklikler ve bunların siyasi-hukuki gerekçelerini izah etmeye çalışacağım:

SEÇİMLERİN TEMEL HÜKÜMLERİ VE SEÇMEN KÜTÜKLERİ HAKKINDA KANUNU’NUN 14.maddesinin 11. fıkrasında yer alan “Siyasi partilerin milletvekili genel ve ara seçimlerine ve belediye başkanlığı ile belediye meclisi, il genel meclisi üyelikleri genel ve ara seçimlerine katılabilmeleri için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Gruplarının Bulunması” şartı kaldırılmıştır.

Bunun yerine “Seçime katılma yeterliliği elde eden parti, Siyasi Partiler Kanununda öngörülen ve parti tüzüğünde belirtilen süreler içerisinde ilçe, il ve büyük kongrelerini üst üste iki defadan fazla ihmal etmemiş olma koşuluyla seçime katılma hakkını muhafaza eder.hükmü getirilmiştir.

Önceki kanunda bir siyasi partinin seçime girebilmesi için illerin en az yarısında teşkilatlı olması veya mecliste grubunun bulunması şartı vardır. Bu değişiklik ile bir parti illerin yarısında teşkilatlanmamış, ilçe il ve büyük kongrelerini üst üste iki defadan fazla ihmal etmiş ise mecliste grubu olsa dahi seçime girmeye hak kazanamayacaktır.

Teklifte bu değişikliğin gerekçesi olarak TBMM’de grubu bulunmanın meclis çalışmaları ile alakalı olduğu, demokrasinin örgütlü toplum demek olduğu, bu nedenle örgütlenmesini/teşkilatlanmasını gerçekleştiren partilerin seçime girme yeterliliğinin öncelendiği ifade edilmiştir.

Teklifin gerekçesi son derece taraflı ve siyasi bir bakış açısı ile ortaya konulmuştur. Zira bir partinin mecliste grubunun bulunması demek aslında toplumda o partiye karşı bir teveccühün, desteğin olduğunun açık göstergesidir.

Nitekim 2018 Milletvekili Seçimlerinden önce İYİ Parti mecliste grup oluşturmuş ve seçime girebilmiş, o tarihte henüz yeni kurulan bir parti olmasına rağmen seçimde %10 civarında oy alabilmiştir. Sonrasında da örgütlü yapısını güçlendirdiği kamuoyunca bilinmektedir.

Bu sebeple, değişikliğin demokrasiye hizmet etmekten ziyade özellikle yeni kurulan/kurulacak partilerin örgütlenme/teşkilatlanma zafiyetlerinden faydalanarak seçime girmelerinin önüne geçmeye yarayacağı açıktır.

Diğer yandan Anayasa Mahkemesi’nde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından HDP’nin kapatılması istemi ile açılan davanın sonucu da bu değişiklik ile yakından ilgilidir. HDP’nin seçimlere az bir süre kala kapatılması halinde HDP’li siyasiler ya Türkiye’nin en az 41 ilinde teşkilatlanmış bir siyasi parti çatısı altında seçime girecek, ya bağımsız olarak seçime girmeye çalışacak, yahut seçime girmeyeceklerdir.

HDP kapatılsa dahi, tüm milletvekillerinin milletvekilliğinin düşürülmesi söz konusu olmadığından, kapatılma sonrası milletvekilliği devam eden vekiller aracılığı ile yeni bir parti grubu oluşturarak seçime girebilecekleri ihtimali kuvvetli olduğundan “mecliste grubu olma” şartının kaldırılmasının HDP’ye yönelik siyasi bir amaç taşıdığı da düşünülebilir.

İL SEÇİM KURULU BAŞLIKLI 15.MADDEDE değişiklik yapılmıştır.

Bu değişiklik ile seçim kurullarının en kıdemli hakimlerden oluşacağı kuralından vazgeçilmektedir. Teklif gerekçesinde bunun neden yapıldığı dahi yazılmamıştır.

Yeni uygulamada en kıdemli hâkim yerine birinci sınıfa ayrılmış hakimler kura yöntemi ile belirlenecektir. Bu kurayı ise şu an fiili durum itibarı ile siyasallaşan yargının adli yargı adalet komisyonları gerçekleştirecektir.

Seçim kurulu başkanları ile ilgili düzenlemeyle seçimin yönetimine müdahale amaçlandığı ortadadır. En kıdemli hâkimden, kura sonucu belirlenen hâkime geçiş öngörülmüştür. Kıdemli hâkime müdahale imkânı az olduğundan bu yolla müdahale imkânı kolaylaştırılmıştır.

SANDIK KURULU ÜYELİKLERİ BAŞLIKLI 23.MADDEDE değişiklik yapılmıştır.

Sandık kuruluna üye bildirme hakkı olan bir parti; oluru olmadan başka bir parti üyesini sandık kurulu üyesi olarak gösteremez. Bu değişiklik ile sandık kurullarına üye bildirilirken başka parti üyesi olan kişilerin olurlarının alınması şartı getirilmiştir.

Böylece partilerin başka parti üyelerini kendilerinin sandık kurulu üyesi olarak bildirmeleri fiilen zorlaştırılmıştır. Özellikle 2018 Milletvekili Seçimleri ve 2019 Yerel Seçimlerinde muhalefet partilerinin bu konuda birbirlerine yardım etmeleri sandık güvenliğini kuvvetlendirmiş, seçim sonuçlarını daha sağlıklı hale getirmiştir.

Bu değişiklik ile sandık güvenliği ve seçim sonuçlarının sıhhatinin tehlikeye düşmesi kuvvetle muhtemeldir.

MİLLETVEKİLİ SEÇİMİ KANUNU’NUN 33.MADDESİNDE değişiklik yapılmıştır.

Seçim Barajı %7’ye düşürülmüş olup ittifak yapan partilerin çıkaracakları milletvekili hesaplanma sistemi değiştirilmiştir.

2018 seçimlerinde uygulanan sistemde, ittifak yapan partilerin milletvekili sayısı, ittifakın toplam, siyasi partinin aldığı oya bölünmesi ile hesaplanıyordu. Bir önceki seçimde muhalefet partilerinin, daha fazla milletvekili çıkarması nedeniyle bu sistemden vazgeçildi.

Kabul edilen yasaya göre ittifakı oluşturan siyasi partilerin her birinin çıkaracağı milletvekili sayısı, her seçim bölgesinde ittifak içinde elde ettiği oy sayısı esas alınarak belirlenecek.

YAPILAN DİĞER DEĞİŞİKLERLE BİRLİKTE CUMHURBAŞKANI SEÇİM YASAKLARINDAN MUAF OLACAK.

Buna göre cumhurbaşkanı, seçim propagandasının başlangıç tarihinden oy verme gününü takip eden güne kadar seçim propagandası ile ilgili gezilerde makam ve resmi araçları kullanabilecek, açılış törenleri yapabilecek, resmi ziyafetler verebilecek, devlet olanaklarıyla yapılan karşılama ve uğurlama törenlerine katılabilecek.

Ancak bakan, milletvekili ve siyasi parti genel başkanları bu yasaklara uymak zorunda olacak.

Yapılan değişiklikleri kısaca sizlere aktarmaya çalıştım.

Saygılarımla.

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar