Kırım Türklerinde Ehlibeyt sevgisinin mirası: Gazi Mansur Tekkesi
Salaçık ile Çufutkale arasındaki yol üzerinde, Kırkyer eteklerinde bulunan Gazi Mansur Tekkesi, Kırım Türklerinin Ehlibeyt sevgisinin mirası olarak ayakta kalmayı başarmış az sayıda tarihi eserden birisi.
Kırım'da herkesin sahabe olduğuna inandığı Gazi Mansur hakkında pek fazla bilgi yok.
Ancak, Evliya Çelebi, Kırım'ı ziyaretine tekkeyi ziyaret ettiğini bildiriyor. Evliya Çelebi'nin Seyahatname'sinde yöreden aktardığı bilgiye göre, yöre halkı Hazreti Ali'nin kumandanlarından "Mâlik Eşter'i Gazi Mansur'un gasl ederek Eskiyurt'ta gömdüğü, sonradan bir başka savaşta Gazi Mansur'un da şehid olduğu"na inanıyordu.
Yemenli ve bir gözünü Yermük savaşında kaybettiği için "eşter" lakabıyla çağrılan Mâlik bin el-Hâris bin Abdiyegūs el-Eşter en-Nehaî, Hz. Ali'nin en önemli yardımcılarından birisiydi.
Hz. Ali Sıffîn Savaşı’nın ardından el-Cezîre’ye dönen Eşter'i, Muhammed b. Ebû Bekir es-Sıddîk’ın yerine Mısır valiliğine tayin etti. Hz. Ali'nin Mâlik Eşter'e Mısır Valisi olarak tayini sırasında yazılı olarak verdiği görev belgesi yüzlerce yıldır adil yönetim talebinin başta gelen belgelerinden birisi haline geldi.
Mâlik Eşter, Mısır'da Muaviye'nin adamları tarafından zehirlenerek öldürülmüştü.
Muâviye'nin, Mâlik Eşter’in ölüm haberini Dımaşk (Şam) Camii minberinden ilân ettirdiği ve, “Ali’nin iki sağ kolu vardı, biri (Ammâr b. Yâsir) Sıffîn’de kesilmişti, diğeri de bugün kesildi” dediği kaydedilir.
Kırım'da ise, Mâlik Eşter'in orada hayatını kaybettiğine ve cenazesinin Gazi Mansur tarafından sırlanarak Eskiyurt'da gömüldüğü rivayet edilir. Gazi Mansur ise, başka bir savaşta şehit olunca, Kırkyer'deki mezarlığa defnedilmiş.
Öte yandan, Gazi Mansur Tekkesi ve etrafındaki hazireden oluşan ziyaretgâh XV. yüzyıl başında yapıldığı söyleniyor.
Tekke çevresindeki yamaçlara yayılan geniş arazide, Altın Orda devrine kadar uzanan büyük bir Müslüman Mezarlığı'nın bulunduğu gerek eski gravürlerden, gerekse halen tekke mevkiinde dağınık olarak bulunan mezar taşlarından anlaşılmakta.
Eski fotoğraflardan tekkede üç adet mezar/makam olduğu görülüyor.
Bu mezarlar Gazi Mansur, Şeyh Ramazan ve Şeyh Halil'e ait.
Halk arasındaki rivayetlere göre XV. yüzyılın başında Şeyh Ramazan ve Şeyh Halil Buhârâ’dan Kırım'a gelerek Gazi Mansur'un makamını keşfetti.