Almanya'da Türkçe seçmeli yabancı dil olsun mücadelesi büyüyor
Almanya'da Eğitim Bakanlığı'nın Çince, Arapça, Portekizce, Lehçe gibi dilleri liselerde ikinci ve üçüncü yabancı dil olarak kabul ederken Türkçe'yi dışlaması ve bakanlık sözcülerinin de Türkçe karşıtı açıklamalar yapması, Türk kökenli sivil toplum örgütlerini harekete geçirdi. Hessen eyaletindeki Türk kökenli sivil toplum örgütlerinin çatı örgütü olan Hessen Türk Dernekleri İnisiyatif Platformu düzenlediği acil toplantı sonrasında eyalet hükümetinin tutumunu kınayan bir açıklama yaptı.
Hessen Türk Dernekleri İnisiyatif Platformu tarafından, medya ile paylaşılan basın açıklaması şöyle:
Hessen'de Türkçe için Mücadeleye Devam
Pazar günü 11.07.2021 tarihinde Hotel&Restaurant Glashütten'de Türkçe'nin Hessen Eyaleti okul sisteminde 2. ve 3. yabancı dil olarak kalıcı bir şekilde yer almasına yönelik HTDIP'nin değerlendirme toplantısı geniş katılımla ve verimli bir şekilde gerçekleştirilmiştir.
Hessen Türk Dernekleri İnisiyatif Platformu'nun (HTDIP) ev sahipliğinde gerçekleştirilen bu değerlendirme toplantısına Hessen Eyalet Parlamentosundaki Türk kökenli Milletvekilleri, koalisyon hükümeti kanadından İsmail Tipi (CDU) ve Taylan Burcu (Yeşiller), muhalefet kanadından Turgut Yüksel (SPD) ve Saadet Sönmez (Sol Parti) katılmışlardır. Hessen Eyaleti'nde faaliyet gösteren 30'un üzerindeki Türk sivil toplum kuruluşundan ve Hessen Yabancı Dil İnisiyatifi'nden temsilcilerinin katıldığı toplantıya ayrıca T.C. Frankfurt Başkonsolosu Erdem Tunçer ve Eğitim Ataşesi Dr. Bora Başaran da davetli olarak katılmışlardır.
Açılış selamlamasını Glashütten Belediye Başkanı Thomas Ciesielski (CDU) yapmıştır. Thomas Ciesielski yaptığı selamlama konuşmasında Türkçe'nin Hessen Okul Sisteminde yabancı dil olarak yer verilmemesinin büyük bir eksiklik olduğunu ve bu eksikliğin mutlaka en kısa zamanda giderilmesi gerektiğini belirtmiş, bu konudaki çalışmalara destek olacağını ve konu için elinden gelen katkıyı yapmaya hazır olduğunu belirtmiştir.
HTDIP Sözcüsü Atila Karabörklü Türk Dernekleri İnisiyatif Platformu adına yaptığı selamlama konuşmasında Türkçe'nin okul sisteminde yer almasına yönelik siyasi süreci ve buna dönük yapılan çalışmaları özetleyerek, HTDIP olarak Türkçe'nin Hessen okullarında yabancı dil dersi olarak yer almasının, Türkiye'den işçi göçünü kutladığımız 60. yılında verilebilecek bir mesajın, sosyal, kültürel ve ticari alanlara yansımanın ötesinde ırkçılığa ve ayrımcılığa karşı yürütülen çalışmalar bağlamında önemli bir etken olacağının altını çizmiştir. HTDIP olarak her türlü ayrımcılığa karşı olunduğunu ve Türkçe’ye de programa dahil edilen yabancı dillere uygulanan kriterlerin uygulanmasını beklediklerini, bunun sağlanması için gerekli tüm girişimleri yaptıklarını ve yapmaya da devam edeceklerini ve böylece Türkçe'nin yabancı dil olarak Hessen okul sisteminin kalıcı bir parçası olması için çalışmaları mevcut imkanlar çerçevesinde başarıya ulaşıncaya kadar sürdüreceklerini belirtmiştir. Bu süreçte Hessen Hükümeti tarafından uygulanmak istenen ve geçmişte farklı nedenlerden dolayı başarısızlıkla sonuçlanan Türkçe ile ilgili hiçbir projede ve okul denemelerinin içinde yer almayacaklarını belirtmiş, Türk toplumunun ortak talebinin eyalet hükümeti tarafından diğer dillere uygulanan kriterlerin aynısının olması yönünde olduğunu defaatle dile getirmiştir.

Toplantıya katılan Hessen Parlamentosundaki Türk kökenli Milletvekilleri İsmail Tipi, Taylan Burcu, Turgut Yüksel ve Saadet Sönmez Hessen Parlamentosundaki gelişmeleri, partiler içinde ve partiler arasında yapılan değerlendirmeleri dile getirmişler, ortak görüş olarak Türkçe'nin Hessen Okul Sisteminde yer alması yönündeki çalışmalara siyasi olarak tam destek verdiklerini belirtmişlerdir. Bu konuda HTDIP bünyesinde Türk sivil toplum kuruluşlarının taleplerinin çok etkili bir şekilde Hessen Parlamentosuna ve Hessen Parlamentosundaki grubu bulunan partilere yansıdığını belirtmişler, bu çalışmaların devam etmesinin büyük öneme sahip olduğuna vurgu yapmışlardır. Toplantıya katılan Milletvekillerinin Türkçe konusunda olduğu gibi diğer önemli konularda da Türk sivil toplum kuruluşlarıyla beraber yakın işbirliği ve dayanışma içerisinde aynı yönde çalışma konusundaki dilekleri, katılımcı kuruluşlar tarafından çok olumlu karşılanmıştır.
Milletvekillerinin görüşlerinden sonra T.C. Frankfurt Başkonsolosu Erdem Tunçer evvelce Hessen Eyaleti Başbakanı Volker Bouffier ve son olarak Eğitim Bakanı Prof. Alexander Lorz ile yapılan resmi görüşmeler hakkında toplantıya katılanlara bilgi vermiştir. Başkonsolos Erdem Tunçer yapılan bu görüşmelerde diğer önemli konuların yanı sıra Türkçe'nin Hessen okul sisteminde yer almasına yönelik Türk toplumunun talep ve beklentilerini Alman muhataplarına kapsamlı biçimde aktardığını, bu bağlamda Türk sivil toplum kuruluşlarının Hessen Hükümeti'den beklentilerini de dile getirdiğini belirtmiştir. Bu çerçevede önümüzdeki dönemde Hessen Eğitim Bakanlığının Türkçe'nin yabancı dil dersi olarak okutulmasını pilot projeler aracılığıyla denemesinin Hessen’deki Türk toplumu tarafından benimsenmeyeceğini vurguladığını paylaşan Başkonsolos Tunçer, Eğitim Bakanı Prof. Lorz’a Hessen'deki Türk toplumunun Türkçe ile ilgili taleplerinin hakkaniyete uygun biçimde ve diğer dillere uygulanan kriterler çerçevesinde yanıtlanması beklentisini ilettiğini belirtmiştir.
Değerlendirme toplantısının son bölümünde katılımcı dernek temsilcileri konu ile ilgili soru, görüş ve düşüncelerini açıklamışlardır. Bu bölümde yapılan çalışmaların sistemli bir şekilde ve belirli aralıklarla devam etmesi konusunda ortak görüş ortaya konulmuş, önümüzdeki dönemlere dönük aktiviteler için somut önerilerde bulunulmuştur.
Kapanış konuşmasında, içinden geçtiğimiz toplumsal kututuplaşma ortamına rağmen Türk toplumunun çoğulcu ve demokratik değerlere sarılarak, tarihsel ortak değerler ve ortak konular temelinde toplumumuzun Almanya'daki sorunlarına, Almanya merkezli çözümler üretmemizin önemli olduğuna vurgu yapılmıştır. Parçası olunan ve içinde yaşanılan toplumdaki sorunlara rağmen barış, karşılıklı anlayış ve hoşgörü, dayanışma, önyargısız konuşma ve yapıcı tartışmaya dayalı kültürün tekrar canlandırılması gerektiği, Alman kurum ve kuruluşları ile de yakın diyaloğun çok önemli olduğu dile getirilmiş, bu sürecin eş zamanlı olarak sürdürülmesinin gerekliliğinin altı çizilerek tüm katılımcılara desteklerinden ve katılımlarından dolayı teşekkür edilmiştir.
Atila Karabörklü
HTDIP Sözcüsü
