Oktay Yıldırım yazdı: Sinan Engin özür dileyecek mi?
27 Aralık 2020'de Beyaz TV'de yayınlanan Beyaz Futbol programı, yine yeni bir skandala sahne oldu. Programın düzenli konuklarından Sinan Engin astsubaylar hakkında yakışıksız ifadeler kullandı. Sinan Engin'e tepki kendisi de bir emekli astsubay olan ve "astsubaylığın kitabını yazan" Oktay Yıldırım'da geldi. İşte o yazı:
SİNAN ENGİN ÖZÜR DİLEYECEK Mİ?
Devleti bir insan vücudu ile özdeşleştirmeyi, kim bilir, belki de İbn Haldun’dan öğrendik. Ben orduları da bir insan vücuduna benzetirim.
Doktor arkadaşlarımın affına sığınarak, biraz anatomiden, beyinden, kastan ve asıl olarak omurgadan söz etmek istiyorum.
Vücudun bütün yükünü çeken, beynin emirlerini bütün vücuda taşıyan, uğradığı hasarlar ise bütün vücudu en sert şekilde etkileyen temel yapıdır omurga.
Omurga sağlam değilse, beyin sağlam olsa bile kaslar da gelişmez, ihtiyaca göre çalışmaz ve yeterince işe yaramaz. Vücut, bırakın kendini ya da başkalarını korumayı, hayatta kalmayı bile ancak dış destekle sağlayabilir. Doğru duruş, doğru gelişme, doğru eylem, hep beyin-omurga-kas uyumu ve sağlığı ile ilgilidir. Bütün iç organlarımız, göğüs kafesine ve esasen onun da bağlı olduğu omurgaya emanettir.
Kısacası omurga dik durabilmemizi sağlayan kilit organdır. Bu nedenle önemlidir omurga, ona zarar verecek her türlü etki bütün vücudun sağlığını bozar.
Astsubaylardan söz ediyorum.
Koca bir ordunun ana kaldırıcı kolonundan. Onlar Türk Ordusu’nun omurgasıdır. Bir ordunun beyni olan komuta kademesinin emirlerini, ordunun kas gücü olan erata taşıyan, doğru uygulanmasını sağlayan ve buna önderlik eden, o kas gücünü eğiten, geliştiren; fedakâr, donanımlı, sabırlı, cesur ve bütün bu niteliklerine rağmen en çok haksızlığa uğrayan kitleden…
O haksızlıkları ve çözüm yollarını burada tek tek yazmayacağım, bu konuda koca bir kitap yazdım. Ayrıca konumuz bu da değil. Konumuz, Türk Ordusu’nun bu en hayatî parçasına yapılan saldırılar ve komuta kademesinin tuhaf sessizliği.
Kahraman ve isimsizdirler, bir muharebenin kaderini değiştirecek eylemleri onların sıradan görevleridir, başarılarının ödülü komutanlarının, başarısızlığın ağır yükü onlarındır. Meselâ, Ömer Halisdemir örneğinde olduğu gibi son derece spesifik bir olayın öznesi olmadıkları sürece, sizler binlerce Ömer Halisdemir’den haberdar bile olmazsınız.
Onları yöneten komutanlarının, astsubay öldüğünde onun görevlerini devralmak gibi bir sorumluluğu yoktur, ama bir astsubayın komutanı öldüğünde yerine geçme sorumluluğu vardır. Yani sadece kendi işini bilmesi yetmez, komutanının sorumluluklarını asgari düzeyde de olsa üstlenecek yetkinlikte olması sıradan görev tanımı içindedir. Komutanlarının da temsil ettikleri kurumsal yapı içinde onların haklarını ve onurunu korumak gibi bir sorumlulukları vardır, ama…
Bakınız…
27 Aralık 2020 akşamı Beyaz Tv’de yayınlanan ‘’Beyaz Futbol’’ isimli, tuhaf programda Sinan Engin pervasızca astsubayları aşağıladı, dalga geçti. Nasıl bir kişilik olduğu herkesçe malum olan Rasim Ozan Kütahyalı kahkahalara boğuldu ki, hiç şaşırmadık. Programın diğer katılımcıları da aynı kahkahalara iştirak ettiler.
Astsubaylarımızın sosyal medyadan yayınladıkları programın ilgili bölümündeki düşük ve bayağı aşağılama ifadelerini dinledikten sonra programın Youtube kaydına baktım, 33.23’ncü dakikadan sonrası kesilmişti.
Tam üç gün bekledim, belki haberleri yoktur diye, TEMAD Başkanı’na sordum Genelkurmay ve Savunma Bakanlığı yetkililerine haber verdi mi diye, şifahî olarak vermiş. Buna rağmen tek satır, tek kelime açıklama yapılmadı. Denilebilir ki, ‘’ MSB ya da Genelkurmay bu kadar basit işler için açıklama yapmamalı’’, ama…
Hatırlıyorum, sanırım 2017 yılı Şubat ayı idi. Etiler’de bir kahvecide Nagehan Alçı ile karşılaşan Tuğg. Fahri Işıldak’ın kızı Piyanist Nazlı Işıldak, Ergenekon-Balyoz süreçlerindeki rolü nedeniyle Nagehan Alçı’yı eleştirmiş ve ‘’Bank Asya’dan aldığınız kredi ile oturduğunuz yalıda vicdanınız nasıl rahat ediyor’’ diye sormuş ve gözaltına alınmıştı. Rasim Ozan Kütahyalı da hemen ertesi gün sabah gazetesinde yazdığı yazıda ‘’ Bu çirkin olayın duyulmasıyla beraber dün Genelkurmayımız da hem Nagehan'a hem de bana hemen üzüntülerini ilettiler’’ diye yazmıştı.
Şimdi…
Genelkurmay yetkilileri Kütahyalı’yı aradı mı bilemem, çünkü onu yazdığı ya da söylediklerinin gerçekle bağı konusunda epey tecrübemiz var, ama…
Umarım Sinan Engin yaptığı aşağılama için özür diler ve umarım MSB ve Genelkurmay bu tür konularda daha korumacı bir tutum alır, çünkü Türk Ordusu’nun omurgasını bütün olumsuz dış etkilerden koruması gerek, zira omurga yaralanmaları, ağır hasara sebep olur. Bizden söylemesi…