CHP Milletvekili Toprak: RTÜK Başkanı kendisini Saray’ın sansürcübaşı olarak görmektedir

Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili ve Genel Başkan Başdanışman Koordinatörü Erdoğan Toprak, medya ile paylaştığı haftalık değerlendirme raporunda, "Padişahların İbrikçibaşı, Çeşnicibaşı gibi RTÜK Başkanı da kendisini Saray’ın ‘sansürcübaşı’ olarak görmektedir" ifadelerine yer verdi.

CHP Milletvekili Toprak: RTÜK Başkanı kendisini Saray’ın sansürcübaşı olarak görmektedir

CHP Milletvekili Toprak'ın konuyla ilgili değerlendirmeleri şöyle: 

İktidar bir tarafta afetlere karşı halktan para ve yardım isterken diğer tarafta RTÜK yangın ve sel haberlerine yasak getiriyor.

Acizliğinin görülmesini istemeyen iktidar ve sözde özerk RTÜK Başkanı, halkın haber alma hakkını elinden alarak en büyük kötülüğü felaketzedelere yapıyor!

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nda (RTÜK) iktidar temsilcilerinin çoğunluk oyuyla alınan sansür ve yasak kararları, halkın haber alma özgürlüğü doğrultusunda gerçekleri aktarmaya çalışan medya kuruluşlarına kesilen ağır para cezaları, RTÜK Başkanının hakikatin üzerini örtmek çabasından öte gerçeklerden korkunun ifadesidir.

RTÜK yasasında öngörülen yetkilerini aşarak, yasalara aykırı şekilde sadece görüntüleri değil, muhalefete mensup siyasilerin basın toplantılarının, açıklamalarının radyo ve televizyonlarda yayınlanmasını, haberleştirilmesini de yasaklamaya, yaptırım nedeni saymaya yönelen RTÜK Başkanı ve kuruldaki iktidar ittifakının bu tutumları gerçeklerden korkmalarının hangi boyutlara yükseldiğini de apaçık göstermektedir.

Türkiye’nin yaşadığı felaketler karşısında halkın en temel ihtiyacı doğru, gerçek ve şeffaf biçimde haber almak, bilgi edinmektir.

CB Erdoğan, karar çıkartıp yaşanan afetler için halkı yardıma, bağış yapmaya çağırırken, olan biteni tam olarak bilmesi engellenen halk felaketin gerçek boyutlarını bilemezse ne diye yardım ya da bağışta bulunsun.

Kaldı ki, tüm dünya medyası ülkemizin yaşadığı felaketleri anında ekranlarına taşırken, RTÜK Başkanının muhalif diye bazı kanallara getirdiği yasaklar, sansür ve para cezaları dijital medya ve teknoloji çağında devekuşu misali kafasını kuma gömmekten ibarettir.

RTÜK’teki oy çokluğuna dayanarak muhalefet temsilcisini toplantıdan çıkartmak, keyfi yasak ve sansür kararları almak, para cezaları yağdırmakla iktidara yaranmaya çalışan, iletişim başkanının gözüne girmeye, talimatları yerine getirmeye çalışan RTÜK Başkanı ve kuruldaki iktidar ittifakı temsilcileri, medya tarihinde AK Parti ve Erdoğan’ın Joseph Goebbelsleri olarak anılacaktır.