CHP Milletvekili Toprak: Yeni anayasa gündeminin siyasi pandomim olduğu açığa çıktı
Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, medya ile paylaştığı haftalık değerlendirme raporunda, yeni anayasa tartışmalarına da değindi. Toprak, "İktidarın ‘yeni anayasa yapalım’ diyerek ortaya attığı gündemin, sahnelenen bir siyasi pandomim olduğu kendi söylemleriyle açığa çıktı." dedi.
İktidar sözcülerinin, ‘Yeniden Kuruluş Anayasası, yeni devlet kuruyoruz’ söylemleri, bir ‘Anayasacılık oyunu’ sahnelendiğini apaçık gösterdi. CB Erdoğan, tüm partilere ‘Yeni anayasayı gelin birlikte yapalım’ çağrısından iki satır sonra, çağrı yaptığı kesimlere ağır ithamlarda bulunarak, samimiyetsizliğini açık etti! Ceza İnfaz Kurumları İstatistikleri, iktidarın neden ülkenin gerçek gündeminden kaçtığının en somut tablosunu ortaya koyuyor!
İktidarın ‘yeni anayasa yapalım’ diyerek ortaya attığı gündemin, sahnelenen bir siyasi pandomim olduğu kendi söylemleriyle açığa çıktı. Cumhurbaşkanı geçen hafta AK Parti grubunda aynı konuşma içinde önce tüm siyasi partilere, üniversitelere, STK’lara, akademisyenlere, medya mensuplarına ‘Gelin hep birlikte yeni bir sivil anayasa yapalım. Cumhuriyet’in 100’üncü yılına, 2023’e yeni bir anayasayla gidelim’ dedikten iki cümle sonra, başta muhalefet partileri olmak üzere iktidar ittifakı dışındaki tüm partileri faşistlikle, darbecilikle, terör destekçiliğiyle itham etti.
En baştan itibaren iktidarın fiilen uyguladığı icraatlarıyla, demokratik-çağdaşözgürlükçü-hukuk devletini ve bağımsız yargıyı önceleyen, güçlendiren bir anayasa derdinde olmadığını, böyle bir yaklaşımının söz konusu olamayacağını öngörüyordum.
Yine de böyle bir olasılığı dışlamamak, ortak akılla yeni bir anayasa için bir masa etrafında tüm kesimlerin TBMM çatısı altında bir araya gelmesi çağrısına fırsat ve zemin yaratmak için iyi niyetle yaklaşımı düşündük. Ancak CB Erdoğan’ın herkesi düşman, hain, terörist ilan eden tavrı, samimiyetsizliğini açığa çıkarttı. O da yetmedi cezaevlerindeki gazetecileri, siyasileri ajan-casusterör örgütüyle irtibatlı-iltisaklı olmakla suçlayıp, kendisini yargı yerine koyarak hüküm verdi. Adalet Bakanı’nın, AK Parti grup başkanvekilleri ve sözcülerinin yaptıkları açıklamalar, zihinlerdeki bir başka niyeti ve yeni anayasa tartışmaları üzerinden toplumu ayrıştırma, Cumhuriyetle hesaplaşma planlarının kapalı kapılar ardında hazırlandığını sergiledi.
AK Parti sözcüleri hazırlanmasını hedefledikleri anayasanın ‘Yeniden Kuruluş Anayasası’ olacağını ifade ederken, bir AK Partili vekil ise ‘Yeni bir devlet kurulacağını, kurucusunun da CB Erdoğan olacağını’ ilan ediyor. Bu ülkenin kurucularını, istiklal savaşıyla, cumhuriyetle elde edilen kazanımları yok sayıp, yüzüncü kuruluş yıldönümüne hazırlanan bir devleti yeniden kurmak üzere anayasa yapma hayalinin ardında yatan gerçek düşünce ve plan nedir? Partisinin sözcüleri, vekilleri ‘yeniden kuruluş, yeni devlet kurma’ vaatleri sıralıyor. Anayasanın ‘değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez’ denilen maddelerinin de ortadan kaldırılması çağrılarına Cumhurbaşkanı, Adalet Bakanı, Cumhuriyet Savcıları suskun!
O nedenle iktidar zaten sayısal çoğunluğunun yetmediği bir tartışmayı başlatarak, bir ‘anayasacılık oyunu’ sahnelemek, toplumu da seyirci olarak konumlandırıp, ‘yeniden kuruluş, yeni devlet, din devleti, İslam devleti, Erdoğan devleti’ vb. ile yeni bir kavga, kamplaştırma, ayrıştırma ortamı yaratmaya hazırlanıyor.
Ceza infaz kurumlarındaki tutuklu ve hükümlü sayısı bir önceki yıla göre yüzde 10,1 artarak 291 bin 546 kişiye çıkmış. Nüfusa oranla cezaevindeki tutukluhükümlü sayısında dünyanın ilk sıralarındayız.
Nüfusu 83,6 milyon olan Türkiye’de 2019’da her yüz bin kişinin 351’i hapiste. Yaş tasnifiyle rakamlara göre ise 2019’da 12 yaş ve üzeri her 100 bin kişiden cezaevinde olanlar 430’a çıkıyor. TÜİK on yıl önce bu sayının her 100 bin kişide 163 olduğunu söylüyor.
Yani 2010’dan bu yana her 100 bin kişilik nüfusta tutuklu ve hükümlü olarak cezaevine girenler yüzde 260 artmış! Suçlu-hükümlü sıralamasında dünya birincisi olan, Türkiye’nin yaklaşık 4 katı nüfusa sahip 300 milyonluk ABD’de ise her yüz bin kişinin 754’ü hapiste.
İlk sırada yüzde 15,2 ile hırsızlıktan hüküm giyenler yer alıyor. Hırsızları, yüzde 12,4'le yaralama, yüzde 7 ile uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, yüzde 5,4'le İcra İflas Kanunu'na muhalefet ve yüzde 3,4'le cinayet suçluları izliyor.
Yani hırsızlık suçları patlamış. Uyuşturucu ticareti üçüncü sıraya yerleşmiş. Borcunu, kredisini, çekini, senedini ödeyemeyen icra-iflastan cezaevine girenler sıralamada ilk dörtte. Yükseköğrenim mezunların en çok işlediği suç ise yaralama!
Gerçek Türkiye tablosu, AK Parti iktidarının 19 yılda Türkiye’yi getirdiği, son 10 yılda ise daha da vahamete sürüklediği ülke gerçeği iktidarın emrindeki TÜİK’in rakamlarıyla böyle. Artık insanlar kuyumcu vitrinindeki sahte-imitasyon bileziği çalmak için hırsızlık yapıyor. Eve giren hırsızlar Ayçiçek yağı çalıyor.
Ülkenin gençleri işsiz, uyuşturucu batağı, ticareti her köşe başında… Esnaf, çiftçi, iş insanları icradan hapiste! Muhtarlıklar da icra tebligatları dağ gibi yığılmış vaziyette. İşte bu yüzden iktidarın Anayasacılık oynama çağrısının ardındaki gerçek niyeti, hesabı, biliyoruz, görüyoruz. Bu oyuna gelmeyeceğiz!