Fırat Aykut yazdı: CHP, bu ülkenin en eski ve en kaliteli siyasetçi okulu idi

Çatalca eski Belediye Başkanı Fırat Aykut, uzun yıllara dayanan deneyimi ile, Cumhuriyet Halk Partisi hakkındaki düşüncelerini yazdı.

Fırat Aykut yazdı: CHP, bu ülkenin en eski ve en kaliteli siyasetçi okulu idi

Sevgili dostlar CHP bu ülkenin en eski ve en kaliteli "SİYASETÇİ OKULU" idi...

Diğer partiler çoğu zaman CHP' den siyasetçi transfer ederek kadrolarına takviye yapardı.

Ancak, son yıllarda bu okul o kadar niteliksiz kadroların eline geçti ki, yönetimlere daha nitelikli partililer seçilebilir ve biz yerimizi kaybedebiliriz korkusu ile mevcut yöneticiler, sürekli olarak kendilerine muhtaç olacak nitelikte olan sözde üyelerle partiyi doldurdular.

Gerçekten yurtsever ve siyaseti yalnızca "TÜRK ULUSU' nun MUTLULUĞU - ZENGİNLİĞİ ve GÜVENLİĞİ" ile "TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ' nin BEKASI" için yapan kaliteli kadroların seçilememesi için parti içi demokrasiyi rafa kaldırdılar.

Siz "HAK-HUKUK-ADALET" için yürüyenlere aldanmayın. Onların hak-hukuk ve adalet anlayışı, yalnızca kendi bireysel çıkarlarını güvence altına alan anlayıştır. TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ' ni kuran partinin üyeliğinden başlayarak genel başkanlığına kadar olan her kademesi gerçekten nitelikli insanları "NİTELİKLİ SİYASETÇİ" yapacak çok ama çok değerli kademelerdir.

Allah aşkına partinin etkin karar organlarında bulunan ve yıllardır sözde "halkın mutluluğunu ve zenginliğini" sağlamak için parti sözcülüğü yapanlara bir bakın. Hangisi size güven veriyor ? Hangisinin sözüne inanabilirsiniz ?

Şu küçücük MHP'de bile BEŞ kişi genel Başkan adaylığını ilan etti. O partide bizimki kadar bile demokrasi olmamasına rağmen yetişmiş insan gücünün kalitesini, biz CHP olarak ne yazık ki, yönetim kademelerine yeterince taşıyamadık.

07 Mayıs 2010 günü sosyal medyaya konan kaset ile sarsılan CHP neredeyse Genel Başkan adayı bulamayacaktı...

Parti içi demokrasinin yeniden yerleşmesi için bir başlangıç yapmak amacı ile ite-kaka ve zoraki genel başkan adayı yapılan KEMAL KILIÇDAROĞLU, eşyanın tabiatına aykırı bir şekilde, geçici görevle getirildiği yerde ısrarla kalıcı olmaya çalışınca partinin zaten bozulmuş olan iç yapısı, geçen 7 yıl içinde çok daha kalıcı şekilde tahrip edildi.

Bilerek, tasarlanarak ve isteyerek CHP içerden çürütüldü...

CHP kendi içinde kadrolar yetiştiremedi, zaten yetiştiremesin diye de, başka siyasi yapılardan sözde siyasetçi kılıklı kişiler devşirilerek karar organlarına ve TBMM' ye taşındı...

Toplama takımın arkasına medya desteği de konarak ve böylece göstermelik ve geçici rüzgarlar estirilerek, genel merkez yönetimi sanki başarılıymış görüntüsü altında hem partililer hem de çağdaş ve laik yaşamı seçmiş insanlarımız, oyalandı, aldatıldı ve kandırıldı...

Bu eleştirileri yazıp konuşunca da her türlü hakarete maruz kalmaya başladık.

Parti içinde demokrasi damarları tıkanınca çeteleşmeler başladı. Çetelerin ihtiyaçları da iktidarda olduğumuz belediyeler tarafından karşılanır olunca, parti içinde bir "BESLEMELER TAKIMI" her karar organını belirleyecek ve ele geçirecek kadar güçlü hale geldi.

Bu yapay güç sahipleri ise son zamanlarda iyice küstahlaşarak, yıllarını siyasete vakfetmiş nitelikli ve saygın insanlarımızı aşağılayacak söz ve davranışlar ile CHP'nin ATATÜRK'den bu yana oluşmuş sözüne inanılan ve kişiliğine güvenilen insan kaynağını itibarsızlaştırma çalışmalarında ne yazık ki epey mesafe aldılar...

CHP'nin 90 yılda biriktirdiği maddi ve manevi olanaklarını hovardaca harcadılar. CHP'nin yıllar içinde oluşan kabiliyetini de dumura uğrattılar.

Şimdi görünüşte bir CHP var ama...

O' CHP, kimin CHP'si ve kime hizmet ediyor ?

Değerli dostlar bu sorunun yanıtını, kendi aklınızda ve vicdanınızda sizler verin lütfen..!