Prof. TOLGA YARMAN: "ATATÜRK'ÜN TÜRKİYE CUMHURİYETİ; ne Sovyetler Birliği'dir ne Yugoslavya.. ASLA BÖLÜNEMEZ, YOK EDİLEMEZ.!!"

Prof. Dr. Tolga Yarman, Türkiye'nin bir numaralı sorununu "muhalefetin taşeronlaştırılmış olması" şeklinde değerlendirdi.

Prof. TOLGA YARMAN: "ATATÜRK'ÜN TÜRKİYE CUMHURİYETİ; ne Sovyetler Birliği'dir ne Yugoslavya.. ASLA BÖLÜNEMEZ, YOK EDİLEMEZ.!!"

Prof. Dr. Tolga Yarman'ın açıklaması şöyle:

Meseleyi iyi kavramazsak, yol alamayız...

1-) Bir numaralı sorun MUHALEFETİN TAŞERONLAŞTIRILMIŞ OLMASIDIR...

Başka bir deyişle;

> İKTİDAR DIŞ ŞANTAJ ALTINDADIR.

> MUHALEFETSE iktidarın yıkıcı tasarruflarına, DIŞ TALİMATLA ÇANAK TUTMAKTADIR.

Böyle bir tutsaklığı Türkiye hiçbir zaman yaşamadı...

2-) TÜRK-KÜRT ayrımcılığı ile LAİK-ANTİLAİK ayrımcılığının birleştirilmesi, elhak başarılmıştır... Bu iki fay hattı da, Türkiye'nin kendi toplumbilimsel özelliklerinden kök almakta olup, dış güçler tarafından aynı bölücü amaçla dibine kadar istismar edilmiştir... Bir yandan bölgede yeni Coğrafya tasarımları; öbür yandan Büyük Orta Doğu Projesi (BOP) çerçevesinde, hakkaniyetsizliğe ve adaletsizliğe başkaldırı reflekslerinden uzaklaştırılmış ve İran'a karşı Türkiye'yi Saddamlaştırmayı hedefleyen, 1980 sonrası bölgede ikinci bir MEZHEP SAVAŞINI körükleyen ve epey yol almış EMEVİYYE vari dinci tasarımlar, ülkemizi, ağızdan yel alsın, evet "ÇATIRDAMA" noktasına itmektedir...   

3-) İnsanımız şaşkın vaziyettedir. Tutunacak dal aramakta ve fakat bulamamaktadır... Turkiye'nin Doğusu ile Batısı, Kuzey'i ile Güney Doğusu; 1980'lerin sonlarında, 1990'larin başlarında, özellikle SHP'nin (Sosyal Demokrat Halkci Parti'nin) yerel yönetimlerin yuvarlak üçte ikisini, 1989'da, elde etmesinden sonra barış, dayanışma, sosyal adalet zemininde bir arada tutulabilmekteyken; söz konusu "toplum kimyasının" özellikle yerel yönetimlerdeki yozlaşma sonucu bozulması uzantısında; 2002'de, DİN, İMAN, KURAN, EZAN (adil düzen) zemininde, gerçekte, saman altından yürütülen, "YENİ OSMANLICILIK" şablonunun mıknatıslamasında, son bir çare olarak, birbirlerine, sokulmuşlardır...

4-) Şu ki, "proje"; bir yandan DIŞ GÜDÜMLÜ dış politikalarımızın, ülke ekonomisinde, kocaman KARA DELİKLER açması, diğer yandan yağma ve talan düzeniyle tavsamış; Türkiye evet, işte işaret ettigim eksenler dogrultusunda KOPMA NOKTASINA, taşınabilmiştir.

5-) Bunda, ne yazık "LAİKO-FAŞİST"LERİN; toplumu kendilerinden başka, -toplumun aslî unsurları dahil- kimsenin, yönetemeyecegini düşünenlerin ve kendi yaşam biçimlerini herkese her yerde dayatanların, maateessüf çok etkisi olmuştur... Mevcut düzenden yılmış, "SAMİMİ İNANAN KESİMLE" hareket edilmeden, hiçbir yere varamayız... Bu düşünceyle hemfikir olan ve olmayanlar behemehal ayrışmalıyız... Yoksa habire patinaj yapar dururuz... Nitekim, ISKİLİPLİ ATIF gibi, "din kisvesi" altinda hareket eden Ingiliz muhipleriyle, BÖREKCİZADE RİFAT HOCA gibi KUVVA-İ MİLLİYECİ, dev inanç önderlerini aynı bir "salak laiko fasist" potaya koyup, orada eritmeye kalkarsak, varacağımız nokta, HİÇLİKTİR... 

"LAİKLİK" konusunda yaptığımız tartışmalarda, saygıyla ifade ediyorum, şu ki, çok sayıdaki sevgili arkadaşımın Cumhuriyet'in laiklikten ne anladığını (en azindan benim gördüğüm kadarıyla), anlamadığını, esef ederek, görüyorum... Olabilir, saygı duyarım, ama, açık söyleyeyim, BERABER YOL ALAMAYIZ...

6- ) Mücadele SİYASİ APARATLA olur. Ortada ise bir parti enflasyonu vardır... DEVA Partisi vardır. GELECEK Partisi vardır. MEMLEKET Partisi vardir... Var oğlu vardır...

7-) Bunların yani sıra bir siyasi hareketin şansı, -benim gördüğüm- yoktur... 

8- Bunun dışında ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ ile, belli bir yol, ancak alınabilir. Olsun, alınabilir...

9-) Kala kala CHP icindeki MUHALEFETİ KUVVETLENDİRMEK kalıyor... Bunu denedik... Denemeye devam ediyoruz... O sebeple soyut "SAMSUN'A YENİDEN ÇIKMA sevdalanmalarına", çok sempati duysam da, bunlari gerçekçi bulmuyorum... O kadar böyle ki, içimizden herhangi birimiz, "Samsun'a çıkmaya gidiyorum", dese, ötekilerden hemen hiçbiri, "Tamam, yanındayız", demeyecektir... Çünkü bir defa, o oldu, bu oldu, hal-i hazirda hiçbirimiz, ÇANAKKALE SAVAŞLARI'nın muzaffer ve  EFSANE KOMUTANI DEGİLİZ...

**

SOMUT ÖNERİM ŞUDUR:

- Yapabilecek olanlarımız, CHP içinde,  -işaret ettigim hususlara dikkatli olarak- SAFLARIMIZI BİRLEŞTİRELİM... Olağanüstü Kurultay toplanmasına çalışalım... Her hal-u karda, bir CB adayı, "ÖNSEÇİM YARIŞMASININ" gerçekleştirilmesine, omuz verelim... Bu, bir fikrî zenginlik saglayacağı kadar, bir SİYASİ COŞKU oluşturacaktır... Dilerim, sağlıklı bir aday belirlenmesinin, ayrıca önünü açacaktır... 

Her Kesimden, SEVGİLİ YURTSEVERLER:

- CHP YÖNETİMİNE, işaret ettiğim doğrultuda baskı yapmamız ve tescilli ATATÜRK ve CUMHURİYET DÜŞMANLARI'NI, CHP'nin has evlatlarının önüne çekmeye yeltenen şeref özürlü davranışlara "DUR" dememiz, bir vecibedir... 

Hele, ULUSAL EGEMENLİK BAYRAMIMIZ'IN 101. YILDÖNÜMÜDE, ASLA SEYİRCİ KALMAYACAĞIZ...

Güzel dilekler ve sevgiyle...

Tolga  Yarman

CHP Kurultay Onur Üyesi