KAOS

Aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık...

"İdeolojik karakter bir hak, lakin kurumdan içeri sokmayacaksın." 

Böyle derler, böyle uyguladıklarını da iddia ederler.

Lakin bu konuda herkes bir "yalancıdır".

Askerken siyaset yasaktı. Fakat nasıl oluyorsa herkes birbirinin siyasi düşüncesini, tavrını...

Hatta kime oy verdiğini bilir. Arada problemler çıktığında örtülü hesaplaşmalar bile yaşandığı olurdu.

Adım gibi eminim tüm kamu kurum ve kuruluşlarında...

Hatta piyasada da böyle!

Dolayısıyla hani ha bire "ehliyet liyakat" deyip duruyorlar ya...

Hepsi literatürde...

Hakikatte ise kendi adamı ile çalışmanın, kendi adamını yükseltmenin adı ehliyet ve liyakat...

Komik olan da ne biliyor musunuz? 

Herkes işin böyle kotarıldığını biliyor... 
Kimse de kalkıp "lan biz n'apıyoruz?!" demiyor.

Demeye kalkanı afaroz ederler, kafasına da huniyi geçirirler.

Gündem bu ya!

209 Ünivertsite var. 

Bilmem etmem. Ama Üniversiteler bu durumdan münezzeh mi ki?

Kendi içlerinde hangi dolaplar nasıl dönüyor şahit olmadım. Lakin Ahmet Necdet Sezer döneminde...

Sezer'in rektörleri toplayıp türban talimatları verdiğine...

Bu talimatlar doğrultusunda bir yar.doç dostumun üniversitedeki odasında otururken....

Varaka ile gelen türban talimat evrakını nasıl tebliğ ettiğine şahit olmuştum.

"Üniversitelere siyaset girmesin!"

"Kışlaya da girmesin!"

Girmesin tamam da, "benimki girsin, seninki girmesin"...

Anlayışı devam ettikçe...

Yalancısın!

KOMEDİ

Ülkenin en zeki, en çalışkan...

Kompleksiz çocuklarını topla...

"Lan şu Boğaziçi'ne helal olsun"...

"Dünyayı yerinden oynatacak çalışmalar yapıyorlar"...

Bir kere bile dedirteme..

Ama, gündeme rektörlüğe mabadını dönen hocalarla gel...

Aferin size!

Not: Boğaziçi yerine istediğiniz üniversiteyi yazabilirsiniz...

Önceki ve Sonraki Yazılar